Yücel BAYDEMİR
9 Haziran 2015 Salı
Tumblr
Tumblr
Nedir?
Tumblr,en sade anlamı ile basit ve kolay kullanımı olan bir blog
servisidir.Wordpress ve hatta Blogger'dan daha sade ve daha
kolay,öğrenilebilen,özellikle gençler arasında yaygın olarak kullanılanılanbir
blog açma ve yönetme sitesi olarak da tanımlanabilir.Tumblr'da fazla uğraşmaya
gerek kalmadan,resim, video ve yazı paylaşmak oldukça kolaydır,kişiselleştirme
açısından ise kullanıcıya olabildiğince esneklik sağlar.
Neden Tumblr?
Tumblr'ın tercih
edilmesinin en temel nedenlerinden biri sade ve öğrenilmesinin basit
olmasıdır.Ücretsiz olması da en az kolay ve güzel olması kadar etkilidir.Bu
nedenle küçük bir çocuk bile Tumblr aracılığıyla blog açabiliyor.Ayrıca Tumblr
blog yazarlığını bir sosyal network gibi görüyor,diğer blog yazılarını
beğenerek yada paylaşarak sosyalleşme imkanı sağlıyor.
Kaynak: http://www.prohayat.com/2011/06/20/tumblr-nedir-nasil-kullanilir-nasil-uye-olunur-silme-kapatma/
Fatma
ALTÜRK
FACEBOOK - BENİM DÜNYAM
Facebook; Türkiye'de 35 milyon civarında aktif
kullanıcısı olan bir platform. Facebook herkesin kendi özel dünyasını
oluşturmasına olanak sağlıyor. Dünyana aldıkların (arkadaşların) ve diğerleri.
Kendimize ait bu dünyada fotoğraflarımızı, neler yaptığımızı, ruh halimizi yada
küçük yazılarımızı, dünya görüşlerimizi paylaşıp duruyoruz. Aslına bakarsanız
gayet eğlenceli. Özelleştirebildiğimiz için de güvende hissediyoruz. Aktif
İnternet kullanıcı sayısının %94 ünün Facebook'a mutlaka uğramasına şaşmamak
lazım. :)
Her gün hemen her saat kullandığımız bu sosyal ağ hakkında
yazacak pek bir şeyin olmaması ironik aslında. ’Kime neyi anlatacaksın’ diye düşünüyor
insan, çünkü hemen herkes her şeyi zaten biliyor. Manyaklık derecesinde
hayatlarımızın içinde. Çocukluk arkadaşlarını buluyorsun falan (çok lazım
gibi). Gün içerisinde ne yaptığını, izlediğin filmi, okuduğun kitabı, nerede ne
yaptığını, vs. her şeyi ama her şeyi orada paylaşıyorsun. Yarattığımız sanal
kişilikler gerçeğin önüne de geçebiliyor zaten. Kendimize bir misyon belirleyip
oradan devam ediyoruz. Romantik, aşk acısı çeken, iktidar yandaşı veya karşıtı,
çapkın, mazbut ve dahası… Edinilen bu kimliklerle yaşıyoruz bir zaman sonra. Bu
sadece Facebook için değil bütün sosyal ağların kullanımında geçerli. Gerçeğin
önüne geçmiş sanal kişilikler. İnsanların birbirleriyle çok az diyaloğa
geçtiği, küçük ya da büyük ekranlara kilitlendiğimiz bir yaşamımız var artık.
Gelecek neyi getirecek bilmiyorum ama henüz vaktiniz varken kaldırın başınızı
ekrandan, sevdiğiniz, sevmediğiniz, tanıdığınız ya da tanımadığınız insanlarla
konuşun. Bir insanla konuşurken gözlerine bakmanın mutluluğunu tadın.
Cahide AKYOL
TWİTTER ve YENİ YILDIZI
Periscope, canlı yayın yaparak kullanıcıların takipçilerine anlık ulaşmasını sağlıyor, Periscope fikrinin yaratıcısı İranlı girişimci Kavyon Beykpour dır. Asıl ortaya çıkma öyküsü ise Taksim Gezi Parkı direnişinde yardımlaşma için görüntülerin kullanılmasıydı. Kavyon Beykpour olayı anlatırken "Ortağımla Pericope fikrini geliştirmek için uzun süre tartıştık. Gezi eylemlerindeki gözlemlerimden yola çıkarak, canlı yayın uygulamasının bir telefon kullanılarak dünyadaki diğer kullanıcılara görüntü aktarması gerekiyordu.Bu fikrin üzerine giderek, Periscope' u geliştirmeye başladık. San Francisco' ya taşınarak ekibi kurduk"dedi.Gezi Parkı dayanışmasının Sosyal Medyaya verdiği en büyük ilhamlardan bir taneside Periscope uygulamasıdır. Uygulama ilk olarak İOS kullanıcılarına sunuldu, daha sonra Android telefonlar için üretim sağlandı.Uygulama yapıldıktan sonra 2015'in ilk aylarında yaklaşık 100 milyon karşılığında Twitter' a sattı. Periscope' un diğer canlı yayın yapan Meerkat ile arasındaki en büyük fark videoyu yayınladıktan sonra kaydedip indirilebiliyor ya da kullanıcılar tarafından izlenebiliyor olmasıdır. Şu an popülerliği aralarında en yüksek gözüken ise Twitter' ın bize sunmuş olduğu Periscope uygulamasıdır. Eğer Twitter hesabınız varsa ve canlı olarak gezmek istiyorsanız Periscope hemen yüklemelisiniz.Canınız sıkıldığı zaman hemen ilgi çekici bir başlık oluşturarak, takipçilerinizden gelen yorumları cevaplayıp, uygulamanın tadını canlı yayında çıkarabilirsiniz.Ya da sadece belirli arkadaşlarınızla anlık özel bir canlı yayın oluşturabilirsiniz. Bu arada kalp almak için bütün yorumları cevaplamayı ihmal etmeyin.
İyi Eğlenceler ...
KÜBRA KOÇ
Ek Kaynak : http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/28578596.asp (Kavyon Beykpour konuşması.)
Biz Kimiz?
Biz, sosyal medya
alanında bilinen bilinmeyen her şeyi, en basit klişeleri, yeniler ya da
eskileri bir şekilde kendi bakış açımız ile anlatmak için bir araya gelmiş, henüz
bu konuda acemi sayılabilecek, bir avuç üniversite öğrencisiyiz. J Üniversite öğrencisi dediysek alakasız da
değiliz olayla, Yeni Medya okuyoruz. Bizim yazarken eğlendiğimiz kadar sizin de okurken eğlenmenizi diliyor ve sözü yazarlarımıza bırakıyoruz.
Kişi kendini en iyi
bilendir. Bakalım yazarlarımız kendilerini nasıl anlatmışlar? J
Bektaş İSKENDER
1992’de İstanbul’da doğdu. Nişantaşı üniversitesinde Yeni Medya okuyor. Çocukluğunu son joker hakkına kadar kullanmaya devam ediyor. Özgürlüğüne ve öğrenmeye epey düşkün. Siyaset, Sinema, Edebiyat ve Bilişim teknolojileri ile yakından ilgilenir. Patavatsız, ukala ve faşist insanlardan midesi bulanır.
Biz ki; ayrıntıya, aykırıya, ayrıksıya, azınlığa tutkunuz.
Edip Cansever
Facebook: /bektas.İskender
Twitter: /bektasiskender
E-posta: bektasiskender@gmail.com
Cahide AKYOL
Ben, grubun teknikeriyim
ya da koordinatörüyüm desem yeridir :) Ayrıca yazmayı seviyorum. Kafam rahat
olsun yeter ki. Araştırmak, öğrenmek, ve bunları bir bütün oluşturarak
paylaşmak... Bunları söyleyebilmek bile inanılmaz güzel benim için. Yeni medya
bu anlamda olabileceğim en doğru yer.
Bugün burada sosyal medya hakkında yazıyorum. Benim için
bir başlangıç. Yarın belki de başka bir yerde kurabiye tarifi veririm sizlere, kim bilir? J
Sözün özü bundan sonra
buralardayım.
Sakinmiş gibi görünen
hareketli bir hayatın içerisinden sevgilerle… J
E-posta: akyol.chd@gmail.com
Yücel BAYDEMİR
Orta boylu, yarı kel,
güler yüzlü bir âdemoğluyum. J
Köyümde, koyunların peşinde,
ağaçların gölgesinde yatarak, soğuk çaylarda yüzerek doğal hayatta bir 15 sene
geçirdim. İstanbul’a geldikten sonra bilgi ve beceri olarak akranlarıma oranla
bilgi ve beceri olarak geride olduğumu fark ettim ve kendimi geliştirmeye karar
verdim.
İlk önce meraklı olduğum
havacılıkla başladım. Amatör havacıyım ayıptır söylemesi. J Sonra da bilgi çağına uygun bir şekilde
evrimimi tamamlamaya karar vererek Yeni Medya okumaya karar verdim.
Berna KESKİN
Ben Berna, Ramazan'dan olma
Kevser'den doğma 1993 yılında Mayıs Ayının 26 'sında Dünya'ya gözlerimi açtım.
Dünya'ya geldiğim andan itibaren belliymiş uykuyu çok sevdiğim. Doktorların
uyandırma çabaları ve benim uyumak için verdiğim savaş. Hayat'a savaşarak
başladım. Yani savaşçı bir ruha sahibim :)
İnatçıyım bir o kadar da tatlı.
Kendimi çok beğenir ve severim. Bu yönümle iyi bir özgüvene sahip olduğumu
düşünüyorum.
Bu grubun esmeri ve çok çok çok
konuşanı benim. Kendimi anlata anlata bitiremem.
Bölümümün getirisi olarak sosyal
medya dünyasında çokça vakit geçiriyorum. Bu blogda onlardan biridir ve bu blog
ile bölümüme, kendime katkı sağlamayı amaçlıyorum.
Sosyal medya ağlarım:
İnstagram: _brnaa
Scorp: Berna
Keskin
Snapchat: ksknbrnaa
Twitter: m_berna_
Tumblr: brnaakeskin
Kübra KOÇ
Ben kendiyle barışık, arada hırçın, ama gözlüklerim ve kâküllerim
sayesinde masum ve mutlu bir birey olma yolunda ilerliyorum. Nişantaşı Üniversitesinde günümüz lisans programları arasında yeni bir bölüm olan Yeni Medya bölümünde çıraklık seviyesinde 1. sınıfta okuyorum. İlk olarak Gastronomi hayallerine kapılıp her nasıl olduysa daha
sonra kendimi bu sosyal mecrada bulmama rağmen bölümümle gayet mutlu bir
birlikteliğim var.Belkide fazlasıyla hayal kurabildiğim için bu bölümde buldum kendimi. Bölüme büyük umutlarla gelip sonunu da büyük işlerle bitirmek peşindeyim. Yazılarımızı beğenmeniz dileğiyle…
Eren TÜRK
Doğduğum
günü hatırlamıyorum. Ailem de hatırlatmamak için büyük çaba gösteriyor. İyi bir
aile çocuğu olmam için ellerinden geleni yapmışlar ve vatana millete hayırlı
bir evlat olmayı başarmışım sayelerinde. En önemli husus olan eğitim hayatıma
büyük destekte bulunduktan sonra nihayetinde Nişantaşı Üniversitesine Yeni
Medya öğrencisi olarak geldim. Aslında hayalim hep müzikle ilgili bir şeyler
yapmaktı ancak kader midir nedir bilmem beni buralara itti. Ve halen devam
etmekteyim.
E-posta: eren_turkk@hotmail.com
FATMA ALTÜRK
Aslında ben de kendimi nasıl anlatacağımı hiç
bilmiyorum. En yakın arkadaşım Ezgi'ye
sorsanız dengesizin önde gidenisin der. Haklı mı değil mi ben de
bilmiyorum, tek bildiğim bilmeden tercih kâğıdına yazdığım Yeni Medya bölümünün
çok karışık olduğudur. Bilgisayarı çözüp çözemeyeceğimi zaman gösterecek ama
ben pek umutlu değilim açıkçası. Bölüme ilk geldiğimde bu kadar zorlanacağımı
bilmiyordum yani uygulamalı derslerde normal yazılı sınavlarda zaten elime
kimse su dökemez doğruya doğru (yiğidi öldür hakkını yeme). Ben normalde
konuşmayı gerçekten çok seven biriyim gerekli gereksiz bu yüzden ileride eğer
bu bölüme devem edebilirsem akademisyen olmayı düşünüyorum, en azından
öğrencilerimle bol bol sohbet ederiz. Neyse kendimi yazmaya devam edersem sabah
olacak en iyisi burada kesmek.
Aykut ÇETİNKAYA
Sene 1990 Aralık ayının soğuk ve karlı gününde dünyaya
gelesim varmış; ki geldim de, Muş’ta ilk
okul ve liseyi bitirdikten sonra İstanbul’a ailemin yanına geldim. Edebiyat ve
gezmekten sonuna kadar zevk almaya bakarım derken Nişantaşı Üniversitesi Yeni
Medya bölümünde kendimi buldum, ilk başta ne nedir ne oluyor derken biraz şans
eseri oldu ama Allah var güzel bölüme gelmişim ... Şimdiki hedefim okulumu
bitirip yurt dışında da mastır yapmak.
‘’Hayatta
hep mutlu olursam, hayalini kuracak neyim kalır.’’
Dostoyevski
E-posta: aykutcetnkaya@gmail.com
8 Haziran 2015 Pazartesi
SOSYAL MEDYA TARİHİ
Sosyal Medyanın bir çok tanımı olsa
da değiştirilemeyecek ana özelliklerinden yola çıkarak tanımlarsak;
"Karşılıklı etkileşimi daha iyi sağlayabilmek için Web 1,0 dan
başlayıp gelişerek Web 2,0 döneminin kullanıcı hizmetine sunulmasıyla
çift taraflı ve eş zamanlı bilgi paylaşımına ulaşılmasını sağlayan medya
sistemidir. Aslında hayatımız boyunca
bizi etkileyebileceğini ve hayatımızda önemli bir yer tutacağını hiç
düşünemediğimiz sosyal medya ve onun oluşumu 43 yıl önce başlamış bir
serüvendir. Bugün hayatımızın tam merkezinde olmasının sebebi ise gelişerek ve
değişerek ilerlemesidir. Zaman zaman dert ortağımız, zaman zaman ise bilgi
kaynağımız ve daha fazla olası işlevlerle yüklü bu sosyal medyanın kısaca
tarihine bakalım;
1971- Yan yana koyulan iki bilgisayar
arasında ilk e- posta gönderimi gerçekleşti.
1974- Telefon hatları
kullanılarak ilk veri transferi gerçekleştirildi. Bulletein Board System (BBC)
ile kullanıcıların ana bilgisayarına modem ile çevirmeli bağlantı yapıldı.
1978- İlk web tarayıcısı
örnekleri USENET aracılığı ile ilk örnek bülten listesi örnekleri hayata girdi.
1979- Ticari online servisler Compusurve ve The Source
yayına başladı. Özel network alanında indirilebilir dosyalar, programlar ve
mesaj boardları sağlayan servislerin öncüsü oldular.
1994- İlk network sosyal sitesi (Geocıtıes)
kuruldu. 6 büyük şehirden verilen izinle kendi web sitelerini oluşturma devri
başladı.
1995- Theglobe.com kullanıcılarına içerik
paylaşımı ve kendi ilgi alanlarındaki insanlarla iletişim kurma deneyimi
kazandırdı.
1996- Icq yayın hayatına
başladı.
1997- Aol anlık mesajlaşma
yazılımı yayınlandı. Sıxdegrees.com kullanıcılarının profil
oluşturmasını ve arkadaş listelerini yayınladıkları site yayın hayatına başladı.
1988- İlk IRC istemci ve sunucu
yazılımı yazıldı.
2000- ilk sosyal ağ siteleri de dahil
olmak üzere internetin büyümesiyle yıllardır körüklenen .com balonunun
patlaması web girişimcilerini iş başına göndermiş oldu.
2001- Wıkıpedıa kuruldu.
Kullanıcılarında makale girebildiği internetin özgür ansiklopedisi yayın
hayatına başladı.
2002- Frıendster arkadaş
çevrelerinin internette buluştuğu üç ayda üç milyon kullanıcı sayısına ulaşan
site yayın hayatına başladı.
2003- Myspace friendster.com
klonu olarak ortaya çıkan siten büyük popülerlik kazandı.
2004- Facebook yayın hayatına
başladı. İlk ortaya çıkış amacı Amerika’da Harvard üniversitesi öğrencilerini
buluşturmak için açılan site ilk ayda 19.500 öğrencinin yarısından fazlası üye
oldu.
2005- Şubat ayında (youtube.com) aktif
hale getirildi ve “Me at Zoo" Ben Hayvanat bahçesindeyken 23
Nisan tarihinde ilk video olarak yüklendi.
Reddit kullanıcıların
kayıt olarak içerik ve paylaşımda bulunabileceği bir sosyal medya ve haber
sitesi olarak tanıtıldı.
2006- Twıtter yayın
hayatına başladı.
2007- Tumblr microblogging sitesi
olarak tanıtıldı.
2008- Facebook , myspace’i satın
aldı.
2009- Foursquare konum
temelli bir sosyal ağ sitesi olarak kuruldu fakat sınırlı geçerliliğe sahipti. Pinterest kuruldu
fakat 2010 yılına kadar resmi olarak tanıtılmadı.
2010 - Instagram Pinterest ile
sahneye çıktı. Google Gmail ile sekronize çalışan Buzz'
ı tanıttı.
2011- Google plus facebook’a rakip
olarak yayın hayatına başladı. Snapchat belli bir süre limiti
dahilinde görülmek üzere kullanıcıların arkadaşlarıyla video
ve resim paylaşmasına olanak sağlayan bir site olarak tanıtıldı.
2012- Vine video paylaşım
sitesi kuruldu. Sulia belli konulara abone olmayı ve bağlanmayı
sağlayan sosyal ağ olarak tanıtıldı. Pheed tanıtıldı. Thumb kitle
kaynaklı fikirlerin ortaya çıkmasını sağlayan sosyal ağ olarak ortaya çıktı.
2013- Medıum bir blogging platform
olarak tanıtıldı. Kleek facebook içerisinde en yakın
arkadaşlarınla özel bir ağ oluşturulması için ortaya çıktı.
2014- Atmospheir bir sosyal
medya bağlantı yöneticisi ve kişisel bilgilerinizi profesyonellerden ayırıyor.
Her bir bağlantınız için ayrı bir ID veriyor. Learnist Pinterest 'in
çok içerikli versiyonu olarak ortaya çıktı..
Tarihlere göre kısaca baktığımızda
sosyal medya bire bin katarak devam eden sürekli değişim içerisinde olan ve
bundan sonrada bu şekilde devam edecek bir mecradır. Önümüzdeki senelerde belki
sosyal medyanın da tarihini yenilememiz gerekebilir her sene yeniden
olduğu gibi ...
Ek Kaynaklar;
Kübra KOÇ
WEB 1.0 Dönemi
İnternetin ilk dönemlerinde web 1.0 kullanılıyordu. Web 1.0 da içerik üreticiye aittir. Kullanıcılar ana sayfalardan alacakları bilgileri alır, yorum ve paylaşım yapamazdı. Yani web 1.0 sadece okunabilirdir. Kullanıcılar pasif durumdaydı. Diğer bir sorun ise web 1.0’ın ne zaman çıktığı bilinmemektedir. Web 1.0’da html kodlama sistemli web formları bulunuyordu. İnteraktif değildi. İnsan etkileşimi bulunmuyordu. Örneğin; reklamlar. Web 1.0 teknik yapıdan, tasarımından dolayı çok kötüydü diyebiliriz. Bugün olduğu gibi fotoğraflarımızı diğer kişilerle paylaşabileceğimiz uygulamalar yoktu. Sadece kendimizin görebileceği, saklayabileceği ofotolar vardı. Web 1.0 döneminde kullanıcıların teknik sorunla karşılaşmadan içerik üretebilecekleri bloglar yoktu. Kişisel web siteleri vardı. Web 1.0 bugün olduğu gibi topluluk odaklı değil, şirket odaklıydı. Belki bu sorunlar yüzünden web 2.0 doğmuştur…
Eren TÜRK
Scorp
Scorp Nedir?
Kişiler tarafından veya Scorp Team tarafından
açılan başlıklara en fazla 15 saniyelik videolar göndererek tartışmalara veya
sohbetlere katılabilinen bir sosyal medya aracıdır.
Son dönemlerde sosyal
alanlarda kısa videolar çok popüler. Örneğin vine, takipçiniz çok ise 7
saniyelik kısa videolar ile dünyayı sallayabilirsiniz. Asıl meselede video
çekiyorsunuz ve sizi takip edenlerden başka kimse görmüyor ve de bunun sonucunda
takip edeni takip ederim gibi bir ton yorum geliyor. Scorp bu olayı
aşarak fark yaratıyor. Videolarınızın görüntülenme sayısı o başlığın
popülerliği ile alakalı olsa da gözlemlediğimiz kadarıyla ortalama 500-1000
kişiye erişebiliyorsunuz.
Türkiye’nin çeşitli
üniversitelerinde okuyan gençler tarafından hayata geçirilen Scorp,
sosyal medya, sözlük ve video kültürüne farklı bir anlayış getiriyor.
Okuduğunuz Bölümlere Yapılan Klişe
Yorumlar
Yerli bir sosyal medya girişimi
olan Scorp, kullanıcıların pek çok alanda sorularına cevap
bulabilecekleri, güncel sorunlar, popüler konular üzerine 15 saniyelik
mikro-videolarla paylaşım yapabilecekleri bir sosyal medya platformu olarak
yeni medya alışkanlıklarını değiştirecek bir yapıya sahip.
Sosyal medyanın öneminin
bilincinde olarak, Türk yapımı bir uygulamanın da pekala global bir
markaya dönüşebileceğine inanan üniversite öğrencileri tarafından hayata
geçirilen Scorp, 5000’den fazla kullanıcısına yepyeni bir deneyim
fırsatı sunuyor.
Scorp'un Ortaya Çıkışı
Üniversite
öğrencilerinden yepyeni bir girişimcilik projesi
Koç
Üniversitesi 2. sınıf öğrencisi Sercan Işık ve 4. sınıf
öğrencisi İzzet Zakuto‘nun bu uygulamayı hayata geçirmelerindeki en büyük
motivasyon kaynağı, Türkiye’nin dünyada sosyal medyayı en fazla kullanan
2. ülke olması. Yeni bir mecra arayışına giren ikili, bu noktada
ekiplerini genişleterek bir çok farklı üniversiteden öğrenci arkadaşları ile
global bir marka yaratma hedefinde yola çıkarak Scorp’u hayata geçirdiler.
Scorp’un şimdiden
İstanbul, Ankara, İzmir, Giresun, Antalya gibi şehirler başta olmak
üzere toplam 27 üniversitede temsilcileri bulunuyor. Ayrıca ABD’deki
Carneige Mellon Üniversitesi’nde de temsilcileri bulunan Scorp’un ekibinde,
300’e yakın üniversite öğrencisi çalışmakta. Platformun hayata geçmesinde
yöneticilerden olan Şeyda Gündoğdu ve Sintia Bahar ile; yazılımın ekibinden
Övünç Dalkıran’ın da büyük emeği var.
Videolu sözlük Scorp, sosyal medyaya yepyeni
bir soluk getiriyor
Kümülatif video paylaşım platformu olan Scorp,
kullanıcıların her konuda kendilerini videolu bir şekilde ifade edebilecekleri
bir sosyal medya kanalı. Kullanıcıların ister Scorp kimlikleri ile, ister
anonim olarak yükleyebilecekleri videolar sayesinde birçok farklı konuda bilgi
ve kişisel fikirleri Scorp ağında birikecek. Platformda şu anda yer alan belli
başlı kategoriler ise Sanat,
Spor, Eğlence, Haber ve Gündem, İlişkiler, Seyahat, Moda, Güzellik ve
Üniversite Hayatı. Scorp özellikle üniversite hayatı kategorisi ile
sosyal medya platformları arasında bir ilki gerçekleştiriyor.
Türkiye’de sanal ortamda gittikçe popülerleşen sözlük
konsepti ile 15 saniyelik video çekimini birleştiren Scorp, “videolu
sözlük” olarak da nitelendiriliyor. Türkiye’de ilk defa Türk yapımı bir
sosyal medya kanalının ortaya çıkması ve bunun üniversiteli öğrenciler
arasındaki işbirliği sonucunda oluşması, Scorp’un diğer medya
kanalları arasında öne çıkmasında bir diğer etken. İlerleyen zamanlarda gelecek
güncellemeler ile, biriken bilgi ve fikir ağında bilirkişi veya uzman diye
tabir edilen kullanıcılarla uygulama daha da genişleyecek ve üniversite
öğrencileri platforma üye olurken girecekleri üniversite
bilgisiyle, üniversitede ve yakın çevrelerinde meydana gelen olayları daha
rahat takip edebilecekler.
Üniversite öğrencileri arasında hızla yayılan
uygulama, tüm diğer sosyal medya kanallarının önüne geçmeyi hedefliyor. Birçok
farklı üniversiteden, farklı öğrenci kulüplerinin de desteği ile kullanıcı
sayısını her geçen gün arttıran bu yeni mecra, şimdilik sadece iPhone’da
kullanılabiliyor. İlerleyen zamanlarda Android kullanıcılarının da rahatlıkla
bu uygulamayı indirebileceklerini belirten Scorp ekibinin hedefi
ise, tüm gençlere ulaşabilmek.
Scorp Nasıl Kullanılır?
1. Giriş
ekranı. Sign up diyerek mail adresinizle giriş yapabilirsiniz. Facebook ile üye
olma işlemi şuanda sağlanamamaktadır.
2. NewsFeed sekmesinde canlı olarak hangi başlığı
video gönderilmiş görebilirsiniz.
3.
Scorp menüsü. Notifications sekmesinde bildirimler. Add Video sekmesinden
yeni bir başlık ekleyebilirsiniz.
4. Discover
sekmesini twitterdaki TT olayı ile bağdaştırabilirsiniz. Birebir aynısıdır.
5. Categories sekmesinden kategori bazlı başlıklar bulabilirsiniz
fakat buradaki ikonlar spotify ile neredeyse aynıdır.
Scorp
uygulaması kısaca, kullanmakta olduğumuz birden fazla sosyal medya araçlarının
farklı özelliklerini kendisinde birleştirerek fark yaratacak yeni bir sosyal
medya aracıdır.
- · Uygulama şuanda sadece App Store‘ da mevcut.· Market Fiyatı: Tamamen ücretsiz ve uygulama içi satın alımlar yok.· Uygulama ücretsiz olduğu için uygulama içerisinde reklamlar olabilir.

















