Facebook; Türkiye'de 35 milyon civarında aktif
kullanıcısı olan bir platform. Facebook herkesin kendi özel dünyasını
oluşturmasına olanak sağlıyor. Dünyana aldıkların (arkadaşların) ve diğerleri.
Kendimize ait bu dünyada fotoğraflarımızı, neler yaptığımızı, ruh halimizi yada
küçük yazılarımızı, dünya görüşlerimizi paylaşıp duruyoruz. Aslına bakarsanız
gayet eğlenceli. Özelleştirebildiğimiz için de güvende hissediyoruz. Aktif
İnternet kullanıcı sayısının %94 ünün Facebook'a mutlaka uğramasına şaşmamak
lazım. :)
Her gün hemen her saat kullandığımız bu sosyal ağ hakkında
yazacak pek bir şeyin olmaması ironik aslında. ’Kime neyi anlatacaksın’ diye düşünüyor
insan, çünkü hemen herkes her şeyi zaten biliyor. Manyaklık derecesinde
hayatlarımızın içinde. Çocukluk arkadaşlarını buluyorsun falan (çok lazım
gibi). Gün içerisinde ne yaptığını, izlediğin filmi, okuduğun kitabı, nerede ne
yaptığını, vs. her şeyi ama her şeyi orada paylaşıyorsun. Yarattığımız sanal
kişilikler gerçeğin önüne de geçebiliyor zaten. Kendimize bir misyon belirleyip
oradan devam ediyoruz. Romantik, aşk acısı çeken, iktidar yandaşı veya karşıtı,
çapkın, mazbut ve dahası… Edinilen bu kimliklerle yaşıyoruz bir zaman sonra. Bu
sadece Facebook için değil bütün sosyal ağların kullanımında geçerli. Gerçeğin
önüne geçmiş sanal kişilikler. İnsanların birbirleriyle çok az diyaloğa
geçtiği, küçük ya da büyük ekranlara kilitlendiğimiz bir yaşamımız var artık.
Gelecek neyi getirecek bilmiyorum ama henüz vaktiniz varken kaldırın başınızı
ekrandan, sevdiğiniz, sevmediğiniz, tanıdığınız ya da tanımadığınız insanlarla
konuşun. Bir insanla konuşurken gözlerine bakmanın mutluluğunu tadın.
Cahide AKYOL

0 yorum:
Yorum Gönder